11 Ağustos 2022
Güncel

SAHİ DİN NEREYE GİDİYOR?

  • PDF

             Bütün olup bitenleri bir kenara bırakıp, Müslüman entelijan siyasinin televizyonlardaki konuşmaları, seçtikleri konular hayret verici değil mi?

             Peki, bunlarla oyalanın derecesine onları konuşturanlara ne demeli?

             Siyasal zihnin din- Diyanet üzerindeki etkisinin bu tablodaki payını kim inkar edebilir?

             Halbuki…

             Üç yasadan bahsediyor kur’an:

             Fıtratullah ( yaratılış yasaları) Sunnetullah ( sosyal yasalar) Sıbgatullah ( ahlak yasaları)

             Her türlü ilmi ve fenni gelişmeleri içine alan ve yeryüzünü cennete çevirecek evrensel etik ilkeleri içinde barındıran bir anlayıştır Kur’an’ın öngörüsü. Bütün bunları bırakıp, fıkhi tartışmaların içinde boğulmak, hem bu dine zulümdür, hem de insanlığa ihanettir.

             İman körü körüne bağlanış değildir.

             İman, aklı rafa kaldırmak, alışkanlıklara ram olmak da değildir.

             İman cehalet, idraksizlik, zavallılık hiç değildir. Kendi değerleriyle ayakta duracak yeterlilikte olan bir dinin saiklerinin içine düştüğü bu zillet; kuşkusuz kendi anlayışlarının sonucudur.

             Kur’an uyanmamakta direnenleri ölüler ve sağırlar olarak deşifre eder.

             Bugün inanmanın ne manaya geldiğini yeniden düşünmek durumundayız.

             İnancın iyi kötü, doğru yanlış, çirkin güzel kavram çiftlerini nasıl etkilediğini ve hayata nasıl yansıtılması gerektiğini, günümüz ihtiyaçlarına göre irdeleyecek ve kavramsallaştıracak zihinlere şiddetle ihtiyacımız var.

             Aksi takdirde, geçmişe öykünerek, hikayeler- masallar anlatarak, şekle şemale indirgenerek anlatılacak din ya da dindarlığın götüreceği yer içinde yaşadığımız halden öte olmasa gerek.

             Son zamanlarda “ şu parti Müslüman” sa ben değilim kardeşim. Sözlerini fazlaca duyuyoruz. Buradan kasıt elbette partililer.

             Kişinin Müslümanlığı, başkalarının durumuna şartlı değildir. Buradaki ironiyi anlıyoruz.

             Bir tarafta kayıt dışı gelir ve devlet rantının paylaşımı adına çok büyük yolsuzluk ve hırsızlık iddiaları , diğer tarafta bunları örtmek adına tersyüz edilen hukuk ve yargı sistemi ve fakat Allah’ ı Peygamberi dilinden düşürmeyen dindar kimlikler!

             Dindarlık açısından düşünüldüğünde hüzün verici bu sonucun, insanların son sığınağı olarak görülen dini değerlere güveni sarstığı ortadadır.

             Tam bu konularda konuşacak bir merci yok mu diye dönüp Diyanet’e bakıyoruz.

            Ne görelim evlere şenlik açıklamalar!

            Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez; tedbirsizlik yüzünden ölen yüzlerce maden işçisini görmez, müftülüğünün “ tedbirin aşırısı Allah’a imanı azaltır” açıklamasına sessiz kalır.

            Yolsuzluk ve hırsızlık konularını görmez, ama manevi hırsızlığa dikkat çeker.

            Saraylar ve AVM’ler uğruna kesilen milyonlarca ağacı  görmez, fakat Türk toplumunun evlerinde süs için bulundurdukları plastik çamlarla ve yılbaşı kutlamalarıyla ilgili beyanat verdiriyor.

             Muktedirlerin insan onurunu  hiçe sayan açıklamalarını görmez, ancak sosyal medyayla uğraşır.

             Saraya harcanan kat trilyonları görmez, ama yozlaşmadan dem vurur. Milyonluk makam arabasının  israf olduğunu görmez, fakat zaten kıt kanaat geçinen milleti tutumlu olmaya çağırır.

             Türkiye’de hiç azımsanmayacak bir kitle, dindarlık buysa ben Müslüman değilim diyerek isyan ediyor Sayın Görmez. Gittiğim pek çok yerde buna bizzat şahidim.

            Bizim okuduğumuz dönemlerde, Diyanet’e yaptığınız eleştiriler geliyor aklıma; hatırlatayım dedim…. Kalın sağlıcakla!

 

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde