04 Aralık 2022

SINIRSIZ ÖFKE!

  • PDF

    Kişilik bozukluğu; sağlıklı bir şekilde düşünmesine engel olan ve davranışlarında anormal değişimlere sebep olan psikolojik bir rahatsızlıktır. Genetik yatkınlığın etkisi olduğu gibi kişinin yaşamış olduğu ağır depresif durumlarda bu hastalığa neden olmaktadır.

    Bu kişilerin toplumsal uyum sorunları olup, arkadaşlık kuramadığı gibi iş ve günlük yaşamında düzenli olarak sorunlar yaşamaktadırlar.

    Bu rahatsızlıklar kişilere stres ve gerilim yükler. Bu istenmedik yükler de  kişileri öfkeli ve saldırgan hale getirir. Bunlar toplumda agresif kişi olarak adlandırılır ve önlerine gelene bağırır, kızar, hakaret ederler. Öfke kontrolü yapamadıklarından dolayı böyle davranınca karşısındakileri yok ettikleri, ezdikleri aşağıladıkları ..... gibi üstünlük kurduklarını  sanarak “en büyük benim” olgusuna kapılırlar. Bu gibi rahatsızlıklara sahip olanların normalleşmesi için tedavi olmaları kaçınılmazdır.

    Hakaret, “bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına zarar verebilecek bir fiil, olgu, yakıştırma veya söz”olarak tanımlanmaktadır. Öfke ise engellenme, incinme ya da gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet ve gazaptır.

    Halbuki tevazu denilen bir kelime daha vardır ki özü yüce duygularla, insan sevgisiyle, eşitlik ilkesiyle ve alçak gönüllülükle doludur. Kendinizi diğerlerinden daha yüksek görmediğinizde oluşur. Bu kişilerde makamların bir önemi olmayıp, kibir denilen kelimeyi de tanımaz ve sevmezler. Hatalarını ve eksiklerini kabul ederler.

    İkisi kıyaslandığında tevazu sahibi kişiler toplumla barışık, sevgiyle dolu ve rahat bir yaşamı tercih ederken agresif kişiler biraz daha ileri giderek “küçük dağları ben yarattım, büyükleri de babamdan kaldı” ifadesini yaşama geçirmeye çalışırlar. Kibirleri ve kendini beğenmişlikleri sayesinde  bulundukları ortama sürekli yükledikleri negatif enerjiden beslenirler.

     Egoları tavan yapınca da yüksek gerilim enerjisine dönüşen stresleri çatışma ortamını kendiliğinden yaratır. Artık iş kontrolden çıkmış ve saldırganlık süratle devam etmeye başlamıştır. Bu esnada bedensel hareketlerle beraber, sözlü hakaretler ortaya çıkarken kişi öfkesini kusmaya başlamış olur. Artık geçmiş olsun demekten başak çare kalmamıştır.!

     Saldırganlığa kadar ulaşan davranış bozukluğu sergileyenler kendilerine olan ilgiyi yok ettiği gibi, yine kendilerini gülünç ve acınacak duruma düşürürler. Maalesef bu davranış şekilleriyle toplumda çok karşılaşıyoruz. Ancak TBMM çatısı altında bile bu davranış şekillerinin fazlalığı toplum olarak hepimizi üzdüğü gibi, yönetenlerin sıklıkla bu yola baş vurması da üzüntünün ötesinde düşündürücü bir hale gelerek utanç verici durumlara dönüşmektedir.

    “Üzenlerin üzüldüğü vakit de gelir” diyen Yunus Emre’yi okumayanlar, Hz. Ömer’in “Adalet olmadıkça yönetimin, cömertlik olmadıkça zenginliğin, alçak gönüllülük olmadıkça yükselmenin faydası olmaz.” ifadesini bilmeyenler toplumsal barışa ve kaliteli yönetime katkıda bulunamazlar.

     İç huzurdan sorumlu olanların sınırsız öfkeleri artık çekilmez bir hale geldiyse yazık oluyor ülkemize, hem de çok yazık ve ben artık çok utanıyorum.!

 

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde