24 Ocak 2022

SİYASETİN FATURASI

  • PDF

      Son günlerde sıkça duyduğumuz iki tanımdan biri olan manda; Bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip, bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen yetkidir. Diğer bir tanımda ise gevişgetirenlerden, sığıra benzemekle birlikte ondan daha iri ve güçlü, kara renkli, uzun seyrek kıllı, gücünden, sütünden, derisinden vb. yararlanılan bir hayvandır.

      Diğeri ise dış güçler olup ekonomi ve politika açısından güçlü devletler. Coğrafi olarak da mekanik parçalanma, kimyasal ayrışma, rüzgar, dalga, akarsu ve buzulların etkileri gibi kökenleri güneş enerjisine dayanan güçlerin veya etkenlerin bütünüdür.

       Yönetme makamında olup yönetemeyenler beceriksizliklerini örtmek  ve siyaset mühendisliğiyle toplum aklını karıştırmak için sıkışınca, “bunlar dış güçlerin işi, bunları içimizdeki mandacılar yaratıyor” gibi akıl almaz söylemlere baş vuruyorlar. Dış güçlerin coğrafi tanımındaki mekanik parçalanma ve kimyasal ayrışma günümüzdeki ötekileştirmeyi çağrıştırıyor. Üst üste seçim kazanmanın verdiği güçle ve yüzde elli birin dışındakilerin yok sayıldığı ülke, yaprak gibi savrulup gidiyor. Yirmi yılda gelinen nokta budur.

        Bunları halka sorsalar;

         Bu duruma gelişte devlet kurumlarını etkisizleştirenler ve denetim mekanizmalarının yok edilmesi ya da rafa kaldırılması sonucu yolsuzluğu yol haline getirenler,

         Adalet duygusu ve hukuku askıya alanlar,

         Nesilleri dindar ve kindar diye tasnif ederek eğitimde çağ dışı uygulamaya gidenler,

         Göreve getirilen liyakatsızların beceriksizlikleri sonucu oluşan zaman kaybı, müsriflik ve vizyonsuzluklar,

         Özellikle kamu bankaları üzerinden yandaşlara verilen yüksek kredilerin geri dönüşünü takip etmeyenler,

         Yandaş medyaya sağlanan olanaklar,

         Kalkınma modeli üretemeyip, bunu planlamayanlar,

         Para ve dinin şekillendirdiği siyasetçiler,

         Domatesi iki tane, eti yarım kilo alın ..... gibi insan aklını alaya alanlar ve daha neler neler!

         Bir de bunlara her şeyi ben bilirim diyenlerin eklenmesi ülkeyi ekonomik çıkmaza getirmiştir.

         Vatandaşa göre dış güçler bunlardır.

         Ancak bunlara da dış güç diyemeyiz ki! Bunlar ülkenin içinde olup, kaldı ki tam da merkezindedirler.

          Ülkenin bekası için bunları ve doğruyu söyleyenlerin de mandacı olarak suçlanması kadar trajikomik bir durum yoktur.

          Halbuki ülkenin bütün kaynakları ikinci tanımdaki manda gibi yiyerek ve yayıla yayıla tüketilerek yok edilmiş, milli ve stratejik yatırımlarımız körfez sermayesine peşkeş çekilmiş ve halen de devam etmektedir.

         Bırakın dışarıda kurt aramayı, “Ağacın kurdu içinde olur” atasözünü anımsayın artık.

         Yerli bir şeyimiz kalmadığına göre bu nasıl millilik.? Bu ekonomik kurtuluş savaşından öte siyaseten yükü başkalarına, faturayı da halka ödetmek olsa gerek.!

 

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde