22 Haziran 2021

KİBRİT KUTUSU

  • PDF

      Gündem arapsaçı gibi. O kadar karmaşık olaylar izliyor, duyuyor ve yaşıyoruz ki. Bunların güzel olmasını ve toplum moralini yükseltmesini ne kadar isterdik. Ne yazık ki güncel olayları yaşadıkça güven bunalımına giriyor ve ülkemiz adına kaygılanıyoruz.

      Bir kaç haftadan beri sosyal medyada izlediğimiz Sedat Peker’in açıklamalarını dinledikçe kokuşmuşluğun gün yüzüne çıktığını görüyoruz. Bu kokuşma tepeden aşağı doğru dalga dalga her kesime yayılmış.! Demek ki büyük ölçüde toplumsal ahlak çöküntüsü yaşıyoruz.

      Başta yönetenler olmak üzere, eski siyasetçiler ile çocukları, basın mensupları, iş insanları, tv sunucuları .... gibi bütün meslek alanlarında ve yerel yönetimlerde kendini gösteriyor.

      AKP Genel başkan vekili ve eski başbakanın oğlunun uyuşturucu ticaretinde başrol oynadığı açıklamaları, bizzat bakan tarafından suçlulara “sen yurt dışına çık” iddialarıyla yine eski bir bakan tarafından marinalara çökmeler, basın mensuplarının ve idari yargı üyesinin gecelik konaklamanın yüz bin lira olduğu otelde bedavadan yaptığı tatiller, Ziraat Bankasından alınan 750 milyon dolarlık kredilerin geriye ödenip ödenmediği, siyasetçilerin mafya liderlerinden aldığı on binlerce dolarlık aylıklar ile arabalarına bırakılan paralar ve bedeli ödenmediği için hatırı kalmayan kahveler gibi .... daha neler neler.!

      Bunları; adına ister suç örgütü lideri, ister mafya, ister reis dediğiniz Peker, Pazar günleri açıklıyor. Hem de “otuz iki tekmili” birden. Peker’in, AKP’li Bülent Turan’a verdiği “Biz hepimiz aileyiz her suçta beraberiz” yanıtı ve kendi karıştığı olayları da anlatması inandırıcılığını arttırıyor.

     Peker’in deyimiyle “Namusu maaşı kadar olan gazeteciler in olduğu ülkede doğruların zor ve çoğu zaman baskıyı göze alarak yazıldığına inanıyorum. Ancak yerel basının, ulusal basının büyük bir kısmına göre daha ahlaklı ve daha rahat yazdığını düşünüyorum.

     Ülkenin kokuşmuşluğunun bir göstergesi de  muhalefet tarafından yanlış bulunan ve bu konuda verilen araştırma önergelerinin, AKP ve MHP’li vekiller tarafından otomatiğe bağlanmışcasına sürekli reddedilmesidir. Herhangi bir konunun araştırılması niçin siyasi partilerileri rahatsız eder? Bu redlerin  altından bir başka kokuşmuşluk daha mı çıkacak endişesini taşıyor olmasınlar.!

     Bir de Ayasofya sorunu başladı. Devlet memuru olarak görev yapan Ayasofya imamı gibilerin Cumhuriyetin kurucu unsurlarını aşağılamaları ve örtülü olarak Atatürk’e saldırıları hiç affedilir gibi değil. İnsanın aklına Ayasofya’nın cami olarak hizmet vermesinden öte atalarımızı aşağılama merkezi gibi açıldığı düşüncesi geliyor. Bu memurlar ve  cemat evine resmi kıyafetle giden amiral hakkında hangi işlemin yapıldığını haklı olarak merak ediyoruz. Onlara da elektronik kelepçe takılacak mı?

      Bütün bunların daha büyük kokuların öncüsü olduğunu düşünüyorum. Kapatın burnunuzu, yoksa direği sızlayacak.!

      Çevre, kirliliğe dayanamayıp salyasını denizlere akıtmaya başladı.! Ancak iddiaların büyüklüğüne bakılırsa, bu kokuları görevden alınan Ticaret Bakanı hanımın dezenfektanları bile yok edemez.!

      Bu gidişle sınırlı sayıda değil, daha çok kişinin yalan makinasına bağlanması ya da kibrit kutusuna girme zamanı geliyor gibi.!

 

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde