22 Haziran 2021

FATSA DOĞA VE ÇEVRE DERNEĞİNDEN; “5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ AÇIKLAMASI”

  • PDF
2021 yılı 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde dünden daha kaygılı ve geleceğe dair endişeliyiz.
Ormanlarımız, akarsularımız, göllerimiz, denizlerimiz, tarım alanlarımız, bilim insanları ve kuruluşları, çevre duyarlısı ve doğal değerlerimize sahip çıkan gönüllü kuruluşlarımızın tüm uyarılarına, Yaşamlarını doğal değerlerimizin üretim odaklı kullanımından sağlayan çiftçilerimiz, tarım işçilerimiz, orman köylülerimiz ve doğa ile barışık bir yaşamı benimseyen yurttaşlarımızın adeta cansiperane koruma çabaları ve haykırmalarına karşın hızla tüketilmeye ve tahrip edilmeye devam ediliyor.
 
Yanlış tarım politikaları, kirli teknolojilere dayalı ve çarpık sanayileşme, üretimden uzak ithalat odaklı ekonomi politikaları izlenerek uluslararası sermaye ye doğal değerlerin terkedilmesi ile ülkemizin hemen hemen tamamında yer altı sularımız tükenme noktasında, akarsularımız, göllerimiz, denizlerimiz geri dönülmez düzeyde kirletilmiş, eşi benzeri olmayan Van Gölü (Denizi), Sapanca, Salda gölü ve diğer doğal göllerimiz ile Dünyanın en genç denizi olan Marmara Denizi yok olma tehdidi ile karşı karşıya.
 
Bütün bunlar, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenenlerin, insanlık adına imza attığımız uluslararası sözleşmeleri ve ulusal çevre hukukumuzu dikkate almadıklarını göstermektedir...
Oysa çevrenin korunması, yaşatılması, temiz ve yaşanabilir bir çevrenin gelecek kuşaklara aktarılması, çok sayıda uluslararası sözleşme ile de “çağdaş insan” olmanın ön koşulu ve temel sorumluluğu olarak belirlenmiştir.
 
Küresel ısınma, buna bağlı iklim değişikliğinin ve kuraklığın ve bunun sonucu küresel virüs krizleri ve sağlık sorunlarının yaşandığı ve her yıl hava kirliliğinden 8,7 milyon kişinin öldüğü günümüzde, Enerjide Çözümün öncelikle Enerjinin Verimli kullanımı ve topluluk enerjisine dayalı %100 Yenilenebilir Enerjiye geçiş olduğunun bilinciyle davranılması bir lütuf değil bir zorunluluktur.
 
2050 yılına kadar küresel sıcaklık artışının 1,5°C ile sınırlandırılmasını öneren Paris Anlaşmasının gereklerinin bugüne kadar hayata geçirilmemesi ve atmosfer içinde fosil yakıtların yakılmasına devam edilmesi atmosferdeki CO2 yoğunluğunu 200-280 ppm den 415 ppm düzeyine ulaştırmıştır.
 
Avrupa Komisyonu, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile Avrupa kıtasının 2050 yılında “Karbon Nötr” olması hedefini koymuş ve bunun için gerekli finansmanı sağlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal ve tüm kentlerimizin yerel yeşil mutabakatlarını sağlayarak karbonsuzlaştırılması için yol haritamızı paydaşların katılımıyla hazırlamamız ve uygulamamız gerekmektedir.
 
*Ülkemizi yönetme sorumluluğunu üstlenenleri ve halen muhalefet konumunda olan siyasi partileri, doğal alanları yok edecek, ormanlarımızı kaynak yaratmak adına ortadan kaldıracak, kıyıların yağmalanmasını hızlandıracak, termik santrallar gibi kirli teknolojileri, tüm dünyada terkedilmekte olan nükleer santralleri ülkemize getirecek yasal düzenlemeler yapmaktan hızla vazgeçmeye, siyasal yönetim gücünü ülkemizin geleceğine, toplumsal varlığımızın sürdürülebilirliğine adamasını ve üstüne düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeye çağırmayı bir insanlık görevi telakki ediyoruz.
- Maden arama işleri; sondaj aşamasından, işletme aşamasına kadar kirli bir teknolojidir. Yerin üstü altından çok daha kıymetlidir. 
 
MAPEG Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün hemen her ay sürdürmekte olduğu maden arama ruhsatları ile ilgili ihalelerine son verilmeli, daha önce yapılmış ve su kaynaklarımızı yok edecek ve orman katliamlarına yol açacak ihaleler iptal edilmelidir.- Kaz Dağları’nda, Cerrattepe’de, Eskişehir Kaymaz’da ve Fatsa’da ve çok yakın zamanda ihaleleri yapılarak faaliyete başlayacak Güzel Ordumuzun, Kurşunçalı, merkez İlçe, Kabadüz, Ulubey ve Mesudiye ilçelerimizde Siyanürle altın madeni işletmesi uygulamalarından vazgeçilmelidir,
-Ülkemizin tüm Bölgelerinin ormanları, gölleri ve akarsuları, verimli tarım alanlarımız özel koruma altına alınmalıdır.
 
*Siyasi Partilerimizi, programlarında çevre duyarlılığını, doğa ile barışık bir yaşam anlayışını en başa alarak, doğal ve kültürel değerlerin, arkeolojik ve ekolojik zenginliklerimizin korunmasını siyasal varlık ve yaşamlarının öznesi haline getirmeye, büyük çevre yıkımına neden olacağı uzman görüşleriyle kanıtlanmış projelerin hızla gündemden çıkması ve bu topraklarda yaşam sürdürenlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda çözümler ve projeler temelinde siyasal programlarını oluşturarak siyasal faaliyetlerini etkinleştirmeye,
*Sivil Toplum Kuruluşlarımızı ve bu topraklarda yaşam sürdüren her bireyi,
doğal ve kültürel değerlerimizin korunması ve gelecek kuşaklara ulaştırılması çin sosyal ve toplumsal sorumluluk temelinde duyarlılıklarını arttırmaya, mücadelelerini etkinleştirmeye, doğal ve Kültürel değerlerimize sahip çıkmaya, Çağırıyoruz. 
Dünya çevre günü bu nedenlerle kutlama değil çevre sorunlarıyla mücadele günü olmalıdır.
Çevre duyarlılığı ve Doğa ile barışık bir yaşam anlayışı, yalnız çevre günlerinde değil her zaman önceliğimiz olmalıdır.
 
Hiçbir Ordulunun ne yapılacağı belli olmadan kapalı kapılar ardında projelendirilerek cumhurbaşkanlığı onayından çıkan Bolaman ırmağı havzası projesinini bölge halkı ile bilgilendirme ve detaylı proje tanıtımı yapılmalıdır.
 
Umutlar tükenmeden ve yaşam sürdürülemez hale gelmeden, HAYDİ HEP BİRLİKTE, YAŞANABİLİR BİR ÜLKE VE DÜNYA İÇİN GÖREV BAŞINA

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde