22 Ağustos 2019

FINDIK - YAĞMUR MADEN VE İLKER TAZE

  • PDF
Ağustos ayı; fındık bölgesinde hasat ayı olarak geçer. Üreticilerimiz Ağustos ayında ciddi emekler vererek ürünü pazara indirmeye çalışırlar. Emeklerinin karşılığında da ürünlerini dolgun ücretle satmayı düşünürler. Bu sene taban fiyat her ne kadar beklenenin altında olsa da gerçekçi bir taban fiyat açıklandı diyebiliriz. 17.00 liralık fiyat üreticiyi güldürebilir. Umarım bu fiyat serbest piyasada daha yüksel olur. Çünkü depolarda ürün kalmadığı söyleniyor. Dolayısıyla piyasanın ihtiyacı olan fındığın depolara girmesi gerekir. Bu vesileyle serbest piyasa depoları doldurmak için fiyatı yüksek tutabilir. 
Görülüyor ki; muazzam bir fındık var. Rekolte ihtiyaca karşılık verebilir. Her şartta bu yıl fındık kıymetlenecek. Yüz güldürecek. 
Fındık bölgesi yaşayanları da ürünlerinden umutlu. Ekonomik krizi iliklerine kadar yaşayan bölge halkı bir nebze de olsa fındıktan elde edeceği gelirle sıkıntılarını hafifletmiş olacak. 
Fındık ürünü için taban fiyat uygulamasından fındık alım-satımı yapan esnaflarda memnundur sanırım. Çünkü belirsizlik yaşamayacaklar. Alım satımlarını daha güvenli yapacaklar. TMO’nun fiyatı üzerinden piyasa oluşturacaklar. Bu dengenin oluşması da tüccarlarımızı ani fiyat oynamalarına karşı korumuş olacak.
Bu yılki fındık üreticisini de, amelesini de, alım satımcısını da, ihracatçısını da,  fabrikacısını da, güldürecek. Durum onu gösteriyor…
* * *
Bu sene çok yağmur yağdı. 
Yağan yoğun yağmur bütün ilçelerimizde altyapı hizmetlerinde ne kadar sınıfta kaldığımızı gösterdi. Yerel yönetimlerin altyapı çalışmalarında nasıl başarısız olduğunu gösterdi. Yağmur suyu kanallarının yetersizliğini gösterdi. Bütün şehir merkezlerinde aynı sorunun yaşandığını gördük. 
Oysa sürekli olarak altyapıya çalışan yerel yönetimler nasıl oluyor da bu denli başarısız olabiliyorlar. Altyapıyı bu kadar sağlıksız yapılandırabiliyorlar. 
Biz bunu Fatsa’da çok açık bir biçimde görüyoruz. Her yağmur yağdığında bütün caddeler logar taşkınlıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Kanalizasyonda ne varsa caddelerin yüzeyine çıkıyor. Yağmur sularıyla birlikte cadde üzerlerinde kanalizasyon atıkları geziniyor. 
Bu olumsuzluğun bir çaresi olmalı. Ve zor da olmamalı. Altyapı mühendisleri yok mudur belediyelerde. Millet uzaya giderken biz her yağmur yağdığında logarlarından lağım fışkıran bir altyapı ile karşı karşıya kalmamalıyız. 
Ancak belediyelerdeki çalışma anlayışı aynı mantıkla devam ettirilirse daha uzun yıllar bu sorunları aşmış olamayız. Yağmur sularıyla kanalizasyon altyapısının aynı kanaldan dışa vurumu devam eder. Her yağmur yağdığında şehirleri b.. götürür.
Yeni planlamaların bu ayrışmayı yapacak olması dileklerimizle… 
* * *
Yer altı kaynaklarımızın ne kadar değerli olduğunu biliyoruzdur tabii ki. Geleceğimizin güvencesidir. Genç nesillerimizin umududur. Buna şüphe yok. 
Ancak bu kaynaklar çıkartılırken insan sağlığına tehdit oluşturacak, çevreye zarar verecek, ekolojik dengeyi bozacak unsurlar kullanılırsa buna karşı çıkmak tüm insanların görevidir kuşkusuz. 
Kaz Dağlarında siyanürle altın çıkartılmasına (siyanürle altın ayrıştırılmasına) tepki koymak doğal bir insanlık görevidir. Hem doğal dengenin bozulması açısından hem de en önemlisi insan sağlığı açısından kaçınılmazdır. 
Fatsa’mızın Bahçeler Mahallesinde de yaklaşık 4 yıldır aynı yöntemle altın madeni çıkartılıyor. Hatta bu alanın genişletilmesi söz konusudur. Arama çalışmaları için geniş alanlarda sondaj yapıldığına tanık oluyoruz. Mahalleliler karşı çıkıyor. Doğa dernekleri karşı çıkıyor. Fakat sesimizi Kaz Dağlarında yaşanan karşıtlık kadar duyuramıyoruz. 
Muhtemelen gelecek kuşaklar kanserli yaşayacak, kanserli doğacak. Çünkü siyanür denilen madde çok tehlikeli ve öldürücü bir maddedir. Bu maddenin doğaya salınması, toprağa salınması tüm canlıların sağlıklarını tehdit etmektedir. Gelecek kuşakların bu tehlikeden nasıl etkileneceği bellidir. Allah korusun geleceğimizi karartıyorlar. 
Kaz Dağlarında 200 bine yakın ağaç kesilmiş. Bahçeler Mahallemizde de ağaç kesimleri yapıldı, yapılıyor. Kaz Dağlarına kadar gitmeye gerek yok. Bizim için Fatsa Bahçeler Mahallesine gitmek daha kolay. 
DOĞANIN NE HALE GELDİĞİNİ GÖRMEK VE ANLAMAK İÇİN HAYDİ BAHÇELER’EEEEE…
* *
20 gün önceydi.
Köşe yazarımız İlker Taze köşesinde “SAHİLDE SANAT VAR” başlığı altında bir yazı yazmıştı. 
“Sahilimizde sanat sokağı oluşturalım” demişti. Hatta sahilde kültür ve sanat etkinlikleri için çok güzel bir alan olduğunu ve bu alanların kültür ve sanat etkinlikleriyle doldurulması gerektiğini belirtmişti. 
Sahilde Atatürk Parkına kümelenen insanlarımızı eyvanlara ve daha geride bulunan alanlara taşımalıyız demişti.
İlker Taze, zaten kültür ve sanat adamı. Tiyatrocu. Tecrübeli bir kardeşimiz. Bilhassa yaz aylarında sahilimizin tüm alanlarının dolmasını istiyor. Bunun için altyapı oluşturulsun istiyor. Öncülüğü yerel yönetim yapsın diyor. 
Son derece haklı istekler. 
Sosyal belediyecilik kavramına gayet uygun istekler.
İlk etkinlik sinema gösterimiyle başladı. İkincisi “Dedemin İmzası” adlı kısa film gösterisi. Katılımcıları da milletvekili, belediye başkanı, siyasiler ve çok sayıda sanat sever vatandaş.
Kısaca; İlker kardeşimiz ve ekibi bu işe kafayı takmış. Fatsa’mızın sahildeki alanlarını sanat severlerle buluşturacak. Umarım düşüncesinde başarılı olur ve etkinlikleri geleneksel hale getirir.  
Canı gönülden başarılar dileriz.
***
Önümüzdeki Pazar günü kutlayacağımız Kurban Bayramı’nın bütün İslam Dünyasına bereket ve barış getirmesini diler, bütün hemşerilerimizin bayramını tebrik ederiz. 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde