16 Eylül 2019

CEHALETİN MİSYONU

  • PDF
 Cumhuriyet çağdaşlaşma projesi içinde halkımızı cehaletten kurtarmayı amaçlamıştı.Büyük bir eğitim ve okuma yazma öğretim seferberliği idi hedeflenen.1928 de kabul edilen Latin harfleri ve yeni alfabe devrimi büyük bir adımdı.Halkevlerinde asker ocağında cehaletle mücadele ediliyor.,konferanslar veriliyor,tiyatro,folklor,spor,atletizm,sanat etkinlikleri yapılıyor,sanayi hamleleri ile birlikte ülkede topyekun  bir kalkınma gerçekleştiriliyordu.
   Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetin üstüne çıkma gayretleri idi bunlar. 1924’ların ortalarında çok partili döneme girişimizle birlikte bu gelişmelerden kaygılanan feodalite, köy ağaları ve ortaçağ sevdalısı sömürücü takım, muhafazakar politikacılarla birlikte bu fırsatı kullanarak siyasete ve eğitime el atarak en büyük yıkımı, kendileri hesabına en büyük yararı sağladılar.Büyük eğitimci Hasan Ali Yücel ve Hakkı Tonguç’a işten el çektirildi.
 Köy enstitülerine saldırı başladı. Demokrat Parti pırıl pırıl yurtseverler yetiştiren, yolda ortalama en az 25 kitap okuyan köy çocuklarının, bu eşsiz yurtseverlerin üretimine son vererek bu okullarla birlikte halkevlerini de kapattı. Karşı devdim birer birer cumhuriyet devrimlerini yok etmeği planlamıştı. Tevhidi tedrisat adım adım yok edildi. İçinde tarikatçıları, nurcuları, Nakşibendicileri, Süleymancıları barındıran muhafazakar iktidarlar, laikliği de yıpratmaktan geri durmadılar. Nihayet bu ortamdan yararlanan küresel gücü de arkasına alan İslamcı AKP tarikatı iktidarı ele geçirdi. Bu iktidar sistemli bir şekilde eğitim yoksunu bırakılmış, birey olmasına izin verilmemiş, doğmalara bağlı, biyolojik yaşam düzeyinde bırakılmış milyonların ve bir bölümü aymazlık içinde,bir bölümü çıkar düşkünü okur yazar sözde aydın desteği ile cumhuriyet kazanımlarını adım adım yok ederek toplumu ortaçağa doğru sürükledi.Nasıl oluyor da bu kadar yıkıcı bu kadar uygarlık,laiklik ve emek karşıtı üstelik rüşvet,yolsuzluk,hırsızlık gibi şaibelerle yüklü bir iktidar halktan destek bulur?
Bugün gündemde önemli soru budur. Gerçekten çok ciddi derinlemesine düşünülmesi ve irdelenmesi gereken bir sorudur bu. Halkın tutumu halkın tercihleri, halkın Türkiye’nin yurtsever aydınlarına Türkiye’nin aydınlanmacı aklına bu kadar ters düşen değerleri kuşkusuz iyice sorgulanmalıdır. Bunu göz ardı etmek olmaz. Gerçek bir bilge kişi, bir yazar, bir bilim adamı, bir mimar Doğan Kuban yazılarında dönüp dolaşıp CEHALET ten söz ediyor Boşuna değil bu. Bilmediği bilmeyen bilmenin önemini anlamayan insanlar topluluğuyuz. En iyi analizi yapan, Osmanlı tarihini. İslam tarihini, Amerikayı, Avrupa’yı ve de onların emperyalist hedeflerini en açık ve anlaşılır bir şekilde anlatan Doğan KUBAN, yurdumuzda bir CEHALET VESAYETİ nin geçerli olduğunu kanısındadır. Oysa aklın bilimin çağdaşlığın, temel hak ve özgürlükleri güvenceye alan hukukun vesayetine muhtacız.Halkı küçümsemek değildir bu.
Türkiye Halkı Atatürk’ün miras bıraktığı akla, bilime dayanan bir eğitimden bilerek yoksun bırakılmıştır. Bu gerçeğin gizlenmesi dürüstlükle bağdaşmaz. Bu kadar yıkıcı,hukuku yok edici,demokrasinin olmazsa olmaz koşulu laikliği dışlayan orduyu tutsak edip medyayı baskı altına alan hakkını arayan öğrencileri hapseden ve bütün bunlar için bugün şiddetle  suçladığı cemaatle bunca yıldır suç ortaklığı yapan bu kadar şaibeli bir iktidarı alkışlamak ve desteklemeye devam eden milyonların,durumu konumu,psikolojisi,öncelikleri,değerleri sorgulanmalı,irdelenmelidir.
Bunu görmezden gelmek nedenlerini araştırmamak çare aramamak ve hala ileri demokrasi masalları ile aldanmak olacak şey değildir? Cehalet, geri kalmışlık, ilkellik, kural tanımazlık, hukuksuzluk, rüşvet, yolsuzluk bağnazlık bugünün yadsınamaz Türkiye’nin gerçekleridir. Bunları görmezden gelemeyiz, olağan sayamayız. Bunları ortaya koyup basında TV programlarında üniversitelerde ve her yerde tartışmak ve çözümler aramak bir yurtseverlik gereğidir. Kalın sağlıcakla!
 
trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde