27 Mayıs 2019

KOLTUK MU YOKSA ÜLKE MENFAATİ Mİ?

  • PDF
 Türkiye seçimi yaptı. Mecliste şu an üç muhalefet partisinin toplamından daha fazla oy alan AKP, dördüncü dönemini başlatmış oldu.
Eğri oturup doğru konuşalım; iktidar partisinin başarısı çok net ortada.
 Başarısız olan ve iktidarın başarısını bu denli parlatan, yıllardır iktidara değil de muhalefete talip olan muhalefet partileridir!
Bir parti devlet yönetimine talipse ve demokrasiden yanaysa, önce parti içi yönetimini en doğru ve en demokratik biçimde yapılandırmalıdır. Kurmaylarından teşkilatlarına partinin her kademesi siyasetin ve toplumun tüm katmanlarına hitap edecek şekilde oluşturulmalıdır. Genel seçimler bu yönetimin test edilmesinden ibarettir.
Köşe yazarları, entelektüeller halkın ölçütlerini ve eğitim düzeyini eleştirebilirler; fakat siyasi partilerin böyle bir lüksü olamaz. Siyasetçinin halkın eğitim düzeyine suç bulması büyük bir paradokstur. Zira eğitimsiz olduğu iddia edilen halktan oy alamamak daha büyük bir” eğitimsizlik” ifadesidir.
Seçimi kaybetmiş her üç parti lideri ve kurmayları yaşadıkları krizden nasıl kurtuluruz. kaygısı içindeler! Dertleri koltukları mı yoksa parti menfaatleri mi hep birlekte göreceğiz. ha keşke seçim yenilgisini ve başarısızlığını yönetme yerine, şeffaf bir ortam sağlayarak redikal kurallar almak zorunda kalsalar.
Liderlerin, parti içi muhalefet karşısında meseleyi kişiselleştirmeleri ne davaya, ne de dava adamlığına yakışır.
Her parti, davasının ilkelerini hayata geçirmek için vardır.
Davaya hizmette başarılı olamayanların yeni isimlere imkan tanımaları ve hatta onların önlerini açmaları gerekir.
Ülkemizin kaderidir bu,istifanın da bir hizmet olduğu dikkate alınmaz. Bahaneler yaratarak tepkili kitleler bir müddet idare edilir, ortalık yumuşayınca eski tas eski hamam devam denilir.
Kaldı ki yenilenmeyen bir partinin bir sonraki seçimden ne beklentisi olabilir? Hele sürekli başarısızlığa imza atanlar hangi iddialarla yola çıkacaklar? Küçük olsun,bizim olsun” anlayışıyla bir parti yönetilemez.
24 haziran seçimlerinin esas kaybedeni MHP’dir
Türk milliyetçisi olan MHP’nin aldığı oy Türk Milletini tanımadığının göstergesidir. Gerçekten tanısa ve toplumla bütünleşse böyle bir sonucun ortaya çıkması asla mümkün değildir.
Kaldı ki,bu dönemde konjonktür, her anlamda MHP’den yanaydı.
Türkiye toplumunun en az yüzde altmışı muhafazakardır. Bunun yüzde otuzdan fazlasıyla milliyetçi-muhafazakardır. MHP’nin bu oyları kendisine çekmesi işten bile değildi. 7 Haziran’da küçük de olsa bu imkanı yakalamıştı ama yakaladığı şansı heba etmiştir.
CHP’nin alacağı oy, öyle ya da böyle bellidir.
Fakat özellikle merkez sağın oylarının en yakın parti olarak duran MHP’nin bu denli başarısızlığının temelinde yatan en büyük unsur, yıllardır değişmeyen yönetimi ve zihniyetidir. Davanın başarısından çok koltuklarını muhafaza etme çabasına giren yönetim faturayı kesecek yer aramamalı! Örgütünde istifaya zorlamalar, muhalif sesleri bastırmalar bu olumsuz gidişe çare olamayacaktır.
Hangi makamda oturuyor olursa olsun, kişi davaya yük olmaya başlamışsa ve hatta zarar veriyorsa bunun gereğini yapmalıdır. değişim için karşısındakinin istifasını isteyenler değişme kendilerinden başlamalıdırlar. bunu yapmadıklarında yolda çekilmelidirler. Kalın sağlıcakla!
 
trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde