01 Haziran 2020

S.O.S

  • PDF
          Yardım etmek elinde bulunan olanakları ve gücü başka bir kimsenin iyiliği, onun gereksinimi için kullanmaktır. Sosyal yardım; iktisadi ve sosyal bakımdan güçsüz durumda bulunanlara, herhangi bir karşılığı olmaksızın yapılan ayni veya parasal yardım.
 
         Bu kelimeleri çok sık duyar olduk. İnsanların bireysel olarak yardımlaşmaları ne kadar güzel bir duygu ise iktisadi ve sosyal yönden geri bırakılmış halka yardım etmek de o kadar üzüntülüdür. Nedeniyse insanların yardıma ihtiyaç duruma düşürülmesidir. Daha da üzüntülü olanı da bu durumdan habersizlerin varlığı ile sayılarının sürekli artmasıdır.!
 
        Che Guevera, “Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. Neden aç olduğunu sorduğum zaman ise komünist diyorlar” söylemini sanki bunlar için söylemiş.
Sosyal yardımları oya tahvil etmek AKP’nin yarattığı hastalıklı bir durumdur. Oy kaybı endişesiyle muhalefet belediyelerinin önüne takoz atıyorlar, barikat kuruyorlar olmuyor, sonra genelge baskısıyla durdurmaya çalışıyorlar o da halktan tepki görüyor. “Güneş Balçıkla Sıvanmaz” sözü doğruluğunu kanıtlıyor. Bedava ekmek dağıtımına engel olanlar, 2009 yerel seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nun doğum yeri Nazimiye’de seçim öncesi kamyonlar dolusu beyaz eşya dağıtmıştı.
 
       Muhalefet belediyelerinin yardımlarda siyasi görüş gözetmemesi yardım etiği yönünden doğrudur. Pandemi olumsuzluğuna ve cendere altında tutulmalarına rağmen pırıl pırıl fikirler üretmelerine teşekkür etmeleri gerekirken, mız mız çocuklar gibi topu alırım diyerek trajikomik duruma düşüyorlar. 1492 yaşındaki Galata Kulesini bile siyasete alet ederek, İBB’den alarak Turizm Bakanlığına vermeleri bunun örneğidir. İstanbul seçimlerini alsalardı aynı şeyi yapmazlardı. Bu hazımsızlık gittikçe kin ve nefrete dönüştüğünden içinde yaşadığımız ülkeye de yazık ediyorlar.
Aşevlerini kapatıp hesaplarına el koyarken mağdur edilen kimin vatandaşı? Kendi belediyelerinde yapılanlara ses çıkmazken, muhalefet belediyelerine sürekli soruşturma açılması hazin değil mi?
Keşke ülke iyi yönetilip de insanlar bu kadar yardıma muhtaç olmasaydı. Kişilerin yaptığı bu yardımlar ne kadar onurluysa yardıma muhtaçların gün geçtikçe artması da yönetimlerin yüz karasıdır.
 
        Konfüçyüs’ün “Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret” sözü unutulunca top patlar. Bu ramazan topu değil, dikiş tutmadığı gibi supapından bile kaçıran yönetimin topudur. Bu patlakların darbe masallarıyla yamamaya çalışılması nafile. Çünkü yama yapışmıyor.
 
        Eski Türkiye’de yalan söyleyenler çok utanırdı, yenisinde doğru söyleyenler çok azaldı...
       Sürekli yalan söyleyen yöneticilerin olduğu yerde Corana’nın gözlerinden öperim...
       On bin ton tahmin edilen kulenin ağırlığını ve RTÜK başkanı gibilerin çifte standardını taşımak ekonomide olduğu gibi gittikçe zorlaşıyor. Bu işler, insanları muhatap almamak ve küçümsercesine “Bay” aşağı, “bay” yukarı demekle olmuyor.! Geçim bay bay deyip gidiyor..... Haberiniz olsun...
         Teşbihte hata olmaz. Açılımı üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S veriyoruz her alanda...!
         Kurtuluş Savaşının başlangıcının 101. Yıldönümü olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramıyla, Ramazan Bayramınızı kutlarım.
trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde