16 Eylül 2019

NE OLDU...

  • PDF
     31 Mart vakasını yeniden hayata geçirenler, vizyonsuzluktan dolayı yaz dolusunu düşünemediler. Çünkü “küçük dağları onlar yaratmış” ve büyük dağlarda da emekleri olduğuna şartlanmışlardı...!
     Hani derler ya “Mart kapıdan baktırır......” Altıncı ayın sonlarında pireli mitilleri yakanları gördükten sonra Mart soğunun, Haziran dolusunun yanında işlevsizliğini gördük. 31 Mart seçiminde haksızlığa ve adaletsizliğe uğrayanların Haziran da dolu olarak yağıp, hukuksuz uygulamaları paramparça ettiğine herkes tanık oldu. Bunlar sadece bu yılın değil on yedi tane Haziranın birikimleridir...
     -Ekonomik sıkıntılara rağmen biz yine yalan, dolan ve devlet olanaklarıyla seçimi alır, İstanbul Holdingi işletiriz düşüncesi, halk uyandığından tutmadı.!
     -“Zillet” diyerek aşağılananlar, millet olduğunun farkına vardı...
     -“Topal ördek” denilenler sap sağlam ve “Pontus, Rum” gibi yakıştırma yapılanlar, asil millet olduğunu fark etti.
     -Çapulcular! vardı ya, işte onlar talan edilen Sümerbank kalitesinde yünlü kumaş çıktı...
     -“Bunlar çöplüktür, dikili ağaçları yok” diye aşağılama yetmiyormuş gibi, Cumhuriyetin kurucu partisini sürekli terörle işbirliği yapmakla suçladılar. Ancak terörist başının kardeşini devletin resmi kanalı TRT’ye çıkararak vatan hainliğini oy uğruna kimin yaptığını ispatladılar. Apo’nun kardeşi ve Çubuk’lu Osman’la işbirliği yaparken, Osmanların kendilerini taşıyacağına inanarak yine kandırıldılar...
     -Dış politikada İsrail’le sürekli işbirliği yapıp içeride Kudüs, Filistin ve Gazze naraları atarken muhaliflere “İsrail dölü” dediler...
     - “Azgın azınlığın şehrin dokusunu bozmasına izin veremeyiz” diye atıp tutarken, esas azgınlığın dalgalanan yatta olduğunu unuttular...
     -“İstanbul faşist CHP zihniyetinden kurtuldu” gibi asılsız laflar ederken, şehri yirmi beş yıldan beri yönettiklerini unutmakla kalmayıp, adaylarının İDO Genel müdürlüğünden niçin alındığını anımsamak istemediler...
     -31 Martta ortağıyla sürekli gündemde tutuğu “beka” olayını üç aya yakın süreçte konuşmadılar. Çünkü devletin geleceği üzerinden siyaset yapıp her şeyi oya tahvil etme alışkanlıklarının “ipliklerini pazara çıkaracağına” inanmadılar ya da düşünemediler...
     Sonuçta; Halkın özgür iradesini de devlet kurumları gibi sürekli baskı altında tutacaklarını sanıp kurumlardan kaldırdıkları TÜRKİYE CUMHURİYETİ tabelasının ağırlığı altında NAFA silindiri gibi ezilerek bellerini bir daha doğrultamayacak şekle geldiler. İşte bunlardan dolayı kaybettiler. Kibir, gurur, ötekileştirmeler ......... de çabası...!
     Ülkenin gerçek bekası için bir araya gelerek farkı on üç binden, sekizyüz binlere çıkaran; Sn. Kılıçdaroğlu ve Sn.Akşener ile Sn. Canan Kaftancıoğlu ve Sn. Saltuk Buğra Kavuncu teşekkürler. Sn. İmamoğlu kocaman tebrikler.
     “Her Şey Çok Güzel Oldu.” Bir son değil başlangıç, slogan değil hizmet olsun.
      Not: Her şey güzel olduğuna göre bana bir süre iyi tatiller...
trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde