25 Nisan 2019

SEÇİM VE SONUÇ

  • PDF
     Demokrasi; Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir.
     31 Mart günü yapılan yerel seçimlerden ve önceki seçimlerde yaşadıklarımızdan sonra, bu tanımın ülkemizde çok da işlevi olmadığı şüphesi oluşmaya başladı. Anayasal bir kurum olan seçimin tarafsızlığı, güvenliği ve adaletinden sorumlu olan YSK’nun farklı standartlar ve farklı uygulamalarına tanık olduk. İktidar partisinin seçimi kaybettiği yerlerde ayrı, kazandığı yerlerde ayrı kararları vermesi toplum vicdanında kara delikler açmaktadır.
     Cumhur ittifakının çok az farkla kazandığı seçim bölgelerinde muhalefetin itirazları dikkate alınmıyor, millet ittifakının açık ara kazandığı yerlerde cumhur ittifakının itirazları sonucu YSK, oyları ikinci kez bile saydırıyor. Peki millet iradesi nerede kalıyor? İşte bu durum da kara mizah şekline dönüşüyor.
     -“Yok öyle, onbuçuk milyon seçmeni olan yerde onüç-ondört bin oyla seçim alıp alıp hava atmak” diyenler kazandıkları seçimlerde “Sandık demokrasinin namusudur. Sandığa saygısı olmayanın kendisine, halkına ve tarihine de saygısı olamaz” demişti. Binali YILDIRIM, daha oy sayımı bitmeden maniplasyon yaparak, “üç bin oyla kazandım” diyerek canlı yayına çıkmış ve “Teşekkürler İstanbul” afişleriyle şehri donatmışlardı...! Sonrasında ise Anadolu Ajansı veri akışını kesmişti.
     -“Sandıklarda hırsızlıklar var” söylemi tam bir komedi dir. Buna yanıt olarak “Örgütlü suç nedir bilmem ama örgütlü çalışmayı bilirim” diyen Ekrem İMAMOĞLU başkanımızı yürekten selamlıyoruz. CHP, bu kez sandığın kimden korunması gerektiğini çok iyi becermiştir. Binlerce teşekkürler Canan başkanım. İstanbul’u kaybettiklerini biliyorlar ama sindiremiyorlar...!
     Bunlardan çıkan sonuç ise; Seçime girmek serbest, kazanmak yasak ve itiraz sadece AKP’nin hakkıdır...! Bir nevi, “ben ne dersem o olur” mantığı.
     Yüksek Seçim Kurulu, demokrasi ve hukuk adına bir partiye hizmet edip yandaşlık yapmamalıdır. Seçimlerde adaleti sağlayıp, tarafsızlığını korumalı ve yasalarla belirlenmiş görevlerini yapmalıdır. İşte o zaman gerçek milli irade tecelli edecektir. Aksi durum da düşünmesi bile rahatsız eden “demokratik değişimler askıya mı alınmak isteniyor” düşüncesi güçlenecektir.
     Seçimin galibi; Katılan bütün seçmenlerdir.
     Mağlubu; Milli iradeyi tecelli ettiremeyen YSK ile veri girişini keserek doğru haber alma özgürlüğünü gasp eden maniplasyoncu Anadolu Ajansı ve onları anayasal çizgiden uzaklaştıranlardır.
     Mağduru; Demokrasi,
     Suçlusu; Üsküdarı geçemeyen at,
     Ve sonuç; Eeeee... ithal samanla buraya kadar...!
Son Güncelleme: Çarşamba, 10 Nisan 2019 07:21
trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde